Mantı

Mantı

Faikpasha Beyoğlu Mantı Evi hikayesini gelin birlikte okuyalım…
Faik Paşa Beyoğlu Mantı evininin hikayesine geçmeden önce biraz mantının tarihi hakkında yazmak istedim.
İnsan oğlunun serüveni tahılla tanışmasıyla bambaşka bir yöne evrilmiş. Buğdayı ekmeli, büyümesini beklemeli, biçmeli, elemeli ve değirmenden geçirip un yapmalıydı. Böylece göçebelikten kalıcı bir hayat kurma düzenine geçtiler. Hamur için una su katmak ve yoğurmak yeterli. İnsanoğlu binlerce yıldır hamurla beslenmeyi biliyor. Anadolu çağlar boyunca bir tahıl ambarıydı. Buğdayın ana vatanının da Anadolu olduğuna dair bir rivayet var.
Her kasabada, her köyde illaki bir odun fırını vardır, kadınlar hamuru yoğurmayı, ekmek, börek yapmayı bilirler, millet olarak da severiz hamur işini. Bence genlerimizde var bu damak tadı.

Bana iyi pişmiş ve çeşnilendirilmiş odun fırınından çıkma ekmek ve taze çay versinler, 10 tane de zeytin, başka hiç bir şey istemem. Hamur işini sevdiğim kadar ne eti ne sebzeyi sevmedim.

Kişi hep başkalarını da kendi gibi bilirmiş, Beyoğlu Faik Pasha Hotels i açınca ve şimdi de Beyoglu Mantı Faik Paşa Kafe’de mutlaka evde hamur mayalayıp değişik ekmekleri bahçedeki odun fırınında pişirip getirmek istiyorum otele. Misafirlerimiz afiyetle yer diye…

Beyoglu Mantı Kafe

Beyoğlu Faik Paşa Kafe’de Mantı yapma fikri de bu hamur sevdasından doğdu zaten…
Mantı’nın Orta Asya’dan Anadolu’ya göçebe Türkler tarafından getirildiği rivayet olunur. Mantının içi hazırlanırken eklenen baharat ve biraz da yağ onu daha lezzetli hale getirir. Hamurunda kullanılan unun kalitesi  ve içine koyulan sebze ya da etin tazeliği kalitesi de çok önemli.

Çok yenirse mideye oturur ama kaliteli malzeme ile taze taze yapılmış bir mantı bence insanın seratonin seviyesine epeyce katkı sağlar…

Uzak Doğu’da Baozi ve Mandu adı verilen yemekler de Mantı türleridir. İtalyanların Ravioli’si, yine uzak Doğu mutfağında Dumbling denen içi değişik malzemelerle doldurulmuş hamur bohçacıkları hep aynı mantıkla yapılan yiyeceklerdir. Yani dünyada bu güzel yemekten tatmamış ve iyisini sevmeyen insan sayısı azdır sanırım.

Mutfağımızda Mantı bilindiği gibi  üzerine sarımsaklı yoğurt, salça ve erimiş tereyağı dökülerek ve sumak, kuru nane ve eğer iç kıymasına karıştırılmadı ise fesleğen ya da reyhan ekilerek servis yapılır. Kayseri mantısı öyle küçüktür ki bir kaşığa en az 50 tane sığmalı derler. İçlerine kıyma nasıl koyulur, o azıcık kıyma soğan ve baharatla nasıl çeşnilendirilir ben hala çözemedim. Uzak doğu mutfağında bu yiyecek biraz börek kıvamına doğru gidiyor ve  biraz  fazla iri oluyor. Biz bu ikisinin arasını bulalım, içe koyulan malzemeye baharat, soğan katarak lezzeti arttıralım, çok küçük, sert ve az dolgulu olmasın, çok büyük de olmasın. Tam dişimize, ağzımızın tadına uygun olsun dedik Beyoğlu Faik Paşa Kafe Mantı’yı böyle tasarladık.

Yeni Dünya’nın (Amerika-Avustralya) keşfiyle, bugünkü İtalyan mutfağının temeli olarak bilinen fakat aslında 18. yüzyıla kadar halk kitlelerine ulaştırılamamış patates, domates, dolmalık biber, baharat  gibi gıda ürünleri Avrupa’ya ulaştı ve bu mutfak kültüründe önemli değişimler yarattı. İtalyan Mutfağı da bu keşiflerden nasibini aldı, örneğin Ravioli içine mantar, ıspanak, kıyma koyularak yapılan ricotta peyniri de kullanılan bir çeşit mantıdır.

Cihangir Mantı

Beyoğlu Faik Paşa Kafe de mantı yapalım diye işe başladık, ama ben her zamanki kural ve tarif tanımaz aşçılık stilimle mantıdan girip ravioliden çıkarak yepyeni bir yaklaşımla, lezzetli, çok kaliteli malzeme ile yapılan, taptaze, el yapımı bir Faik Paşa Mantı Konsepti’’ yaratmakta gecikmedim. Yapacak bir şey yok bu benim tabiatımda var.

1-Klasik kıymalı mantı.
Eti ve Tereyağı Podima’dan  katkısız-doğal

Vejetaryen Mantı

2-Vejetaryanlar da yiyebilsin diye:
Ispanaklı Mantı
Patatesli Mantı
Bunların üzerine klasik Mantı sosu döktük, yoğurt ve tereyağlı sos. Bence çok güzel oldu.
Ancak yoğurt koymadan domatesli bir sos ve fesleğen yapraklarıyla da bir o kadar güzel.
Sosu isteğe göre yapabiliriz.
Yoğurt koyulmaz ise salçalı sosun üzerine ceviz iyi gider.
İşte böyle başladı bizim mantı maceramız.
Temizlik, kaliteli malzeme, lezzet bunlar vazgeçilmezlerimiz. Gerisi biraz da misafirlerimizin fikirlerini alarak oturacak.
Çalışmak, üretmek, çalışanlara da huzurlu mutlu bir iş yeri ortamı sağlayabilmek. Beyoğlu Faik Paşa Mantı Evi benim için kurtarılmış bölge gibi. Burada emeğe saygı, karşılıklı saygı ve sevgi, birbirine ve işletmeye bağlılık, birbirini sahiplenme var. Herkes emeği ile rızkını kazanmanın peşinde. Ben de onlarla çok mutluyum.

Allah hayırlı bol kazançlar, pozitif enerjiler nasip etsin…

WordPress Themes