Zaman mı yıprattı, terkedilmişlik mi?


2005 yıllarıydı , Faik Paşa Caddesi 41 Numaralı binanın kalın bir zincir ve asma kilitle bağlanmış harap kapısını açıp içeri girdiğimde binanın loş Işıklarının , yıpranmış duvarlarının, tozlu taban döşemelerinin bana verdiği hüznü anlatamam. Bir bina şayet sahiplerince terk edilmez ise, içinde kesintisiz yaşanırsa asla bu hale düşmez.Anneler her bahar geldiğinde temizlik yapar,duvarlar boyanır, çürüyen çerçeveler değiştirilir, maddi olanaksızlıklar bile terkedilmişlik kadar bir binayı yıpratamaz.

Göçlerin,toplumsal travmaların kentlerde bıraktığı ve silinmesi olanaksız olan bir yara da işte bu terkedilmiş binalar. Beyoglu’nu bir tarih filmi platosu haline getiren de bu göçler: zorunlu terk edişler ve akabinde Anadolu’nun doğu illerinden ; bambaşka kültürlerden İstanbul’a göçenlerin yani ”yeni gelenlerin” bu mahallelerin yeni sakinleri olarak kendi hikayelerini Beyoğlu’nun sokaklarında yaratmaları… Tarlabaşı’nda işe giderken hep önünden geçtiğim , yıllara meydan okuyan ,el işi art Nouveau demir kapısı olan şık apartmanın giriş cephesi maviye boyanmış ve siyah boya ile “kurbanlık var” yazılmış.Bu ironi beni hep çok düşündürür…Kendi kendime hüzünle sorarım bu binaları inşa eden ve bu mahallelerde yaşayan vatandaşlarımız şimdi nerede? Nerelere göçtüler? Bu binalarda şimdi yaşayan vatandaşlarımız çifti çubuğu terk edip güzelim kentlerinden bu kaosun içine niçin geldiler?
Faik Pasha Apartments ın restorasyonu ve dairelerinin dekorasyonunda şans eseri karşılaştığım eski mahalle sakinlerinden duyduklarım bana yol gösterici oldu. Facebook da yazılarımı tesadüfen görüp şu satırları yazan 41 nolu binamızın eski sakinlerinden Taç Rahtıvan bakın neler yazmış: “Bakkal Niko,bakkal Teohari,Agop usta,Faik paşa garajı idarecisi Pandeli, manav Masar efendi,Ata eczanesi, kasap Ahmet usta,market Ralli,çantacı Mordehay ,1.kat Madam Sultana,2.kat Madam Öjeni ,3.kat biz 4.kat Münevver teyzem,çatı kat Gül hanım.Benim doğduğum ev. 60 sene öncesine gittim.Harika bir restorasyon. Sağolun çok teşekkürler. Nostalji yaşadım.Geçmiş zaman olurki hayali cihan değer.”

Hayatta para ile ölçülemeyen meraklar, bağlılıklar, emek vermişler, sevgi bizleri daha iyi insanlar yapıyor. Benim Beyoğlu Sevgim de böyle bir şey…

Bu harap binalardaki küçücük daireler bir bir yeniden ayağa kalkarken odalar, banyolar yapılırken bu semte onları yeniden kazandırabilmenin mutlu telaşı ile her gün Çukurcuma‘ya koşturuyordum. Üsküdar’dan Moda’ya Mecidiyeköy’e kadar eskicileri-antikacıları gezmek, bulduğum dönem mobilyalarını sonunda yerlerine yerleştirmek bu uzun sürecin en mutlu anlarıydı. Faik Paşa Apartments mahallenin dokusunu bozmadan aksine canlandırarak restore edildi ve bizden sonra da Faik Paşa Caddesindeki binaların çoğu yenilendi. Kapılarımızın önümü, pencerelerimizi çiçeklendirdik , her sabah süpürdük, yıkadık , yollara atılan çöpleri Belediye’yi beklemeden biz topladık. Böylece sokağımızda çok güzel bir enerji oluştu.

Book Now